GEZİ PARKI, KİTLE HAREKETLERİ, ŞİDDET, HUKUK VE DEMOKRASİ TARTIŞILDI!
Gezi parkı, kitle hareketleri, şiddet, hukuk ve demokrasi tartışıldı!

17 Haziran 2013 Pazartesi 18:01
Dünyanın önde gelen akademisyenleri Taksim Gezi Parkı Direnişi ve benzeri halk hareketlerini tarihsel, hukuksal, sosyolojik ve antropolojik açıdan yorumlamak için İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde buluştu.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü, kitle hareketlerini ve isyanları mercek altına aldı. Kitleleri Yeniden Düşünmek: Şiddet, Hukuk ve Demokrasi başlıklı konferans 17 Haziran 2013 Pazartesi günü santralistanbul kampüsünde başladı. Konferans 18 ve 19 Haziran tarihlerinde de devam edecek.
Konferansın açılış konuşmasını İstanbul Bilgi Üniversitesi, Fen – Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aydın Uğur yaptı. Türkiye’nin sıcak gündemi olan Gezi Parkı eylemlerine gönderme yapan Aydın Uğur, ‘Şu anda yaşadığımız kalabalıkları demokrasinin öznesi olarak görmek lazım. Kitleler belli bir talep etrafında buluşunca, siyasi bir aktör haline geliyorlar. Bu kalabalıklarda bir cazibe, baştan çıkarıcılık da var. 2000’li yıllarda gördüğümüz bir çok meydan var dünyada, Taksim de bunlardan biri. Kitleler meydanda toplanıp hareketleniyor ve bir enerji oluşturuyor. Eğer bu enerji siyasal sistem tarafından kabul görmüyor ve bir setle karşılaşıyorsa kitlenin enerjisi o sete çarpıp şiddete dönüşüyor’ dedi. Son 20 günü yüreği ağzında yaşamış bir baba olarak geçirdiğini söyleyen Aydın Uğur; ‘Gençler sosyal medyadan etkilendi deniliyor ama aslında etkilenme değil, onlar o habitatın içinde yaşıyor. Birbirleriyle kesintisiz bir bağlantı içindeler. Neredeyse kollektif bireyler haline gelen bu gençler popüler kültürden besleniyorlar , siyaseti diğer kuşaklar gibi algılamıyorlar. Eskinin formlarına bağlı değiller ama daha iyi bir dünya umudunu onlar da taşıyor’ diye konuştu.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Levent Yılmaz ise ‘Topluluk olmanın hazzı neredeyse bir sanat haline gelmekte. Çokluk ve yalnızlık temaları şairlerin en önemli ilham kaynaklarıdır’ dedi.
Dünyanın önde gelen antropologlarından Columbia Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr.Michael Taussig ise 14 Haziran günü Türkiye’ye geldiğini ve Gezi Parkı’na gittiğini belirterek, ‘20 gündür böyle olağanüstü protestoların gerçekleştiği bir şehirde bulunmak çok ilginç oldu benim için. Gezi Parkı’nda adeta 68’in çiçek çocuklarının ruhu vardı. Kitlelerin enerjisi bir festivale dönüşmüştü. Polis şiddetiyle karnaval bitti. Korkular ülkeyi çevirmiş durumda ama kitlelerin dönüştürücü gücünü unutmamak gerekir. Çok olağandışı durumlar gerçekleşiyor. Taksim’de gördüğüm sokaklar ve caddeler bir anda doldu, boşaldı. İnsanlar hızla toplanıyor, polis gelince yine büyük bir hızla dağılıyordu. İnsanlar evlerinin penceresinde tencere – tava çalıyor, protestocular devletle karşı karşıya kalıyor. Bu bana inanılmaz geliyor, nasıl bir cesaretle toplanıyor binlerce insan? Nasıl açıklayabiliriz onların motivasyonunu? Büyüleyici bir enerji, büyük bir toplumsal hareketlenme var. Burada şiddet konusuna farklı bir açıdan bakmak, konuşulan dile dikkat etmek gerekiyor. Baskı konusunda ısrarcı olunursa olaylar farklı şekilde gelişebilir’ dedi.
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2008 Vilayet 26

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.